Çocuklarda Kaygı ve Korkular

 

Ebru ZORLUTUNA
Uzman Psikolog

Kaygı yaşamın içinde olan ve olması gereken bir duygudur. Herkes zaman zaman kaygı yaşar. Kaygı, tehditler ve uyarılar karşısında bizi korur ve önemli hedeflere ulaşmamıza yardımcı olur.
Çocukların belirli yaş dönemlerinde ortaya çıkan korkuları olabilmektedir. Bebekler ve küçük çocuklarda yüksek sesler, ani hareketler, yabancılar, ayrılık gibi durumlardan korkabilmektedirler. Okul öncesi çocuklar ise, karanlık, maskeler, hayvanlar, canavar ve hayaletlerden korkmaktadırlar. Okul çağındaki çocuklar ise doğaüstü varlıklar, sosyal ortamlar, başarısızlık, reddedilme, ölüm, yaralanma, hastalık gibi korkuları yaşayabilmektedirler. Bazı çocukların kaygılı olma olasılığı daha yüksektir. Çocuğun yaşadığı travmatik deneyimler ya da izledikleri filmler de kaygı ve korkuyu artırabilmektedir.

ÇOCUKLARDA KAYGI TÜRLERİ
Yaygın Kaygı
Çocuğun günlük yaşam olaylarına karşı aşırı ve kontrolsüz kaygı duymasıdır. Sağlığı, aile sorunları, akranlarıyla ilişkileri, okulu, dünya olayları, okul ve spor başarıları ve güvenlik hakkında kaygılı olmaktadırlar. Mükemmellik için çaba eğilimindedirler. Sürekli onay ve kabul isteyebilmektedirler. Sınıfta sorular sorma ve yanıtlamakta güçlük yaşarlar. Yeni ve yabancı durumlarda ne yapacağını bilemez ve korkabilmektedirler. Bedensel olarak yakınmalarda (mide bulantısı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi) bulunabilmektedirler.
Sosyal Kaygı
Çocukların diğer insanlarla etkileşimden ya da ilgi odağı olmak zorunda olduğu durumlarda korku ve kaygı hissetmesidir. Bu çocuklar diğerlerinin onun hakkında kötü düşüneceğine ve güleceğine inanırlar. Utangaç davranışları vardır ve sosyal aktivitelerde bulunmayı red ederler. Sınırlı sayıda arkadaşları vardır. Sınıf içinde sorulan soruları cevaplamaktan çekinirler.
Ayrılma Kaygısı
Ayrılma kaygısı bebeklerde zirvededir. Bu dönemde ağlama ve öfke nöbetleri sağlıklı tepkilerdir. Ayrılma kaygısı, 14-18 lık erken çocukluk döneminde, çocuktan çocuğa farklılık gösterse bile anne tutumuna bağlı olarak azalmaktadır. Birçok çocuk 18 ay ile 3 yaş arası ayrılık kaygısı yaşayabilmektedirler. Bir aile üyesini terk etmekte güçlük yaşamakta ve ayrıldığında kendilerini sakinleşmekte zorlanabilmektedir. Ayrılık yaşadığında sevdiği kişinin başına kötü bir şey gelebileceğine ilişkin yoğun korkuları vardır. Öngörülemeyen bir olayın (kaçırılma, kaybolma) kalıcı ayrılığa neden olacağını düşünebilir, ayrılıkla ilgili kabuslar görebilmektedirler. Hatta tek başına kalacağı ya da kabuslar göreceğini düşünerek uykuyu reddedebilirler. Bu çocukların bir çoğu anaokuluna veya okula gitmeyi reddedebilirler. Ebeveynleri olmadan başka yerde uyumak istemezler. Ayrıldığında bir takım fiziksel rahatsızlıklardan (çarpıntı, baş dönmesi ve halsizlik) yakınırlar.
Seçici Mutizm
Konuşmak ve okul gibi sosyal ortamlarda etkin iletişim kurmada yetersizlik ile ilgili kaygı bozukluğudur. Bu çocuklarda gelişimsel olarak bir gerilik bulunmayıp, konuşma ve anlama yeteneklerine sahiptirler. Çocuk sorulan sorulara hiç cevap vermeden donuk bir şekilde kalmaktadır. Bu çocuklar duygusuz, ifadesiz ve sosyal olarak izole olmaktadırlar. Aile ortamında da bir o kadar çok konuşmaktadır. Bu davranışlar okulun ilk ayının dışında en az bir ay sürüyor ise secici mutizim’den söz edilebilir.
Özgül Fobiler
Fobiler, insanın yaşamındaki bir nesne ve ya bir duruma karşı kalıcı, aşırı ve mantıksız korkularıdır. Çocuk yaşadığı bu yoğun korkuyu kontrol edememektedir. En sık raslanan fobiler; köpek ve böcekler, yüzme, yükseklik, yüksek ses ve iğne korkusu olarak sayılabilmektedir.
Obsesif-Kompulsif Bozukluk
Bu çocukların bir takım takıntıları veya istenmeyen düşünceleri vardır. Bu çocuklar, rahatsız olduğu düşünceleri ve kaygısını azaltmak için bir takım kompulsiyonlar (tekrarlayan fiziksel veya zihinsel davranışlar) geliştirerek meşgul olurlar. Bazı kompulsiyonlar, 100’den geriye doğru saymak, bazı nesnelere dokunmak, el yıkama tekrarları gibi olabilmektedir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Çocukların doğrudan yaşadıkları veya tanık oldukları travmatik deneyimler geçmeyen korkulara yol açabilirler. Bunlar; bir aile üyesinin ya da sevilen birinin ölümü, trafik kazası, fiziksel veya cinsel istismar, doğal veya insan yapımı felaketler ya da yaralanmalar olabilmektedir. Çocuklarda görülen belirtileri; ürkek ve sinirli olma, olayın hatırlatılmasından kaçınma, tedirgin eden canlı anıların gözünün önüne gelmesi ve fiziksel belirtiler olabilmektedir.

Korkan Çocuğa Nasıl Yaklaşılır?

Çocuğunuzun korkusunu dinleyin ve asla göz ardı etmeyin.

  • Kaygı ve korkuları hakkında konuşması için teşvik edin ama hemen korkularıyla yüzleştirmeye kalkmayın.
  • Korktuğu şey karşısında “utangaç” ,“kaygılı” ya da “korkak” olarak etiketlemeyin.
  • Korku ve kaygılar bulaşıcıdır ve sizden çocuğunuza kolayca geçebilir. Öncelikle sizin korku ve kaygılarınızla baş etmeyi öğrenmeniz gerekir.
  • Çocuğa güven vermek, güvende olduğunu hissettirmek çok önemlidir. Eğer bunu yapıyor ve hala korkuları devam ediyorsa yardım almak gerekir. Çocuğunuzun kaygı ve korkuları için geliştirilmiş bir çok etkili tedavi yöntemi vardır. Örneğin EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) kullanan bir uzmana başvurmanızı öneririz.

Yorum yazabilirsiniz...

*

captcha *